KENE ile bulaşan KKKA (Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi) nedir

KENE ile bulaşan KKKA (Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi) nedir
30 Haziran 2016 tarihinde eklendi, 639 kez okundu.

İlk kez 1944 ve 1945 yıllarında Batı Kırım ‘da ve sonrasında Kongo’da rastlanılan hastalık, ismini bu iki ülkenin adlarının birleşiminden almıştır ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi olarak bilinmektedir. İlk kez, ürün toplamaya yardımcı olan Sovyet askerlerinde rastlanmıştır. Genellikle Afrika, Ortadoğu, Doğu Avrupa ve Batı Asya’da görülmektedir. Ülkemiz kenelerin yaşaması için müsait bir coğrafyadır. Ülkemizde ilk kez 2002 yılında bahar ve yaz mevsimlerinde görülmüştür. Ölüm oranı yüksek, ciddi bir hastalıktır. Ölüm oranı, %30 olarak tespit edilmiştir. Birçok ülkede salgına neden olan kırım kongo, başlıca şu ülkelerde tespit edilmiştir ; Sahra Altı Afrika Ülkeleri, Arap Yarımadası, Dubai, Kuveyt, Yugoslavya, Makedonya, Çin, Bulgaristan, Yunanistan, Afganistan, Pakistan, Irak, Kosova, İran ve Moritanya.

Kırım kongonun etkeni, virüslerdir. Keneler tarafından taşınan nairovirüs adı verilen virüsler, hayvanlarda ve insanlarda hastalığa sebep olmaktadır. Kırım Kongo, zoonotik ( hayvan sebepli) bir hastalıktır. Bulaşma kenelerle olmaktadır. Keneler genellikle otlak, çalılık ve kırsal alanda yaşayan, küçük, elips şeklinde hayvanlardır. Uçamaz ve sıçrayamazlar, 8 bacaklıdırlar, insan ve hayvanların kanını emerek beslenirler, bu şekilde de hastalığı bulaştırmış olurlar.

Olgunlaşmamış keneler, küçük omurgalı hayvanlardan kan emerler ve virüs varlığında vücutlarına alınmış olur. Bir süre vücutlarında bekletip olgunlaştıklarında, insan ve hayvanlardan kan emerken bulaştırıcılığa sebep olurlar. Kırım Kongo virüsünün kuluçka süresi ısırılmayı takiben, 1 ila 3 gün arasında değişmekle birlikte, en fazla 9 gündür. Kirlenmiş kan ve vücut sıvılarıyla bulaşmada kuluçka süresi, 5-7 gün en fazla 14 gündür. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, askerler, kasaplar, veterinerler, kamp ve piknik yapanlar, korunmasız bir şekilde kırsalda bulunanlar, mezbahanelerde çalışanlar, özellikle sağlık personelleri risk altındadırlar.

20131107__1262170673

Solunum yolu enfeksiyonu gibi belirtiler veren kırım kongo kanamalı ateşi, sonrasında kanama belirtileri göstermektedir. Ateş, halsizlik, kırgınlık, baş ağrısı, kusma, kanlı dışkı ve idrar, burun kanaması, zihinsel karmaşa, ajitasyon, yüz ve göğüste kırmızı renkte döküntüler, gözlerde kızarma, kol, bacak ve gövdede morarmalar, karaciğerde şişlik, laboratuar bulgularında (trombosit ve lökosit azalmalar) görülmektedir. Karaciğer enzimlerinde (AST,ALT ve LDH) artış gözlemlenmektedir. Ölümler karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlerine bağlı olarak gelişmektedir.

Tanısı, laboratuvar ortamında virüs antijeni varlığına bakılarak ve kişideki antikorların taranması yoluyla tespit edilir. Kesin bir tedavisi yoktur, hastalara destek tedavi sağlanmaktadır. Kanama kayıpları giderilir. Ribavirin adlı ilaç, 10 gün boyunca kullanılmalıdır, ancak kesin tedavi değilidir. Hastalığın aşısı yoktur, klinik çalışmalar devam etmektedir. Hastalığı atlatan bireyin, ömür boyu bağışıklık kazandığı düşünülmektedir. Hastalık başlangıcından 10 gün sonra hasta iyileşebilir, ancak hastaların %30’u hastalığın ikinci haftasında yaşamlarını yitirmektedirler.
Kenelerin sık görüldüğü haziran-eylül aylarında korunma önlemleri alınmalı, gerektiğinde kene ilaçları kullanılmalı, toplum bilinçlendirilmelidir. Kişi keneyi çıkarmaya uğraşmamalı, sağlık biriminden destek almalıdır.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git