İmam nikahı (Dini Nikah) nasıl kıyılır

İmam nikahı (Dini Nikah) nasıl kıyılır
4 Nisan 2014 tarihinde eklendi, 7.856 kez okundu.

İmam nikahı olarak adlandırılmasına rağmen, dini nikah olarak bilinen Nikah’ın düğün sonrası imam tarafından yapılması ve bir erkek olacak şekilde 2 şahidin olması gerekmektedir. İmam Nikahı nasıl kıyılır gibi sorularınızın cevaplarını sayfamızdan bulabilirsiniz. Alt kısımda yer alan bilgilerde bir yanlışlık var ise bizimle iletişime geçerek düzeltmemizi sağlayabilirsiniz.

dini-nikah

Nikah Sözleşme ve anlaşma anlamına gelmektedir. Bazı şartlar yerine gelmediği taktirde niha sahih olmayacaktır.âh sahih olmaz.

  • Evlenecek kişilerin veya vekâletlerini verdikleri şahısların hazır bir şekilde nikah kıyılacak ortamda bulunması
  •  Tarafların irade beyanı. Evlilik akdini kabul ettiklerine dair eşlerin “kabul ettim” şeklinde ifade etmeleri.
  • Nikâhın duyurulması. ve saklanarak gizli bırakılmaması gerekmektedir. Tabi bu durum sadece bazı mezheplere göre değişmektedir.
  • Kızın velisinin yani ailesinin nikah için izin vermiş olması gerekir. Hanefi mezhebi dışında kalan diğer mezheplere göre uygulanan bir yöntemdir.
  • Şahitlerin hazır bir şekilde nikah alanında beklemesi gerekir. Şahitlerin ergenlik çağını geçmiş, yetişkin erkek veya kadından olması gerekir. Şahitlik esnasında en az bir şahidin erkek olması gerekmektedir.
  • Nikâh, talâk diğer bir ifade ile evlilik ve boşanma dinî bir müessesedir; aynı zamanda ibadetler içinde değerlendirilmelidir. Bunun nedeni ise, kaynağının  Kur’ân ve hadis olması gösterilebilir. Bu konuda binlerce âyet-i kerime, binlerce hadis-i şerif bulunmaktadır. Bu âyetler ile beraber evlilik müessesesinin sınırları çizilmiştir, ve böylelikle kişilerin sorumluluk ve mükellefiyetleri belirlenmiştir. Bazı âyetlerde ise bu konu hakkındaki bilgiler tüm ayrıntıları ile beraber verilir. Hadisler ise evlilik ve ailenin tüm fertlerini bütün ayrıntıları ile ele alnır.

Aynı şekilde İslâm hukuku kitaplarında nikâh ve talak bölümü ap ayrı bir  kısmı teşkil etmektedir.

Bazı âyetlerin meallerini hep beraber okuyalım:

“İçinizden bekâr olanları ve köle ve cariyelerinizden dindar yönü kuvvetli olan kişileri evlendirin. Onların durumu fakir ise, Allah onları lûtfuyla zenginleştirir. Allah’ın lütfü geniştir ve O her şeyi hakkıyla bilir.

“Evlenmeye imkân bulamayanlar da, Allah onları lûtfuyla zenginleştirinceye kadar iffetlerini korusunlar.”1

“Size şu kadınları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşlerinizin kızları, kız kardeşlerinizin kızları, sizi emzirmiş olan süt anneleriniz, süt kardeşleriniz, hanımlarınızın anneleri, aranızdan zifaf geçmiş olan kadınlarınızdan doğan üvey kızlarınız. Eğer zifaf geçmemişse onların kızlarını nikâhlamakta size günah yoktur. Öz oğullarınızın hanımlarını nikahlamanız ve iki kız kardeşi birden nikâhınız altına almanız da size haram kılındı. Ancak geçmiş olan müstesnadır. Muhakkak ki Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.”2

Nikâhın kendine göre şartları vardır. Bu da yukarıda izah edildi. Cumhuriyet devrine kadar “dini nikâh, resmi nikâh” diye bir ifade mevcut değildi. İslâm hukuku yürürlükten kaldırılıp yerine Batıdan adapte edilen “medenî” hukuk devreye girince ve nikâh akit işlemleri belediyelere verilince bu çeşit sorular gündeme geldi. Oysa Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi semavi kaynaklı dinlerde önceden olduğu gibi şimdi de nikâh merasimleri sinagog ve kiliselerde yapılır. Esasen İslâmda da böyledir.

Peygamberimizin (a.s.m.) “Nikâhı duyurun ve onu camilerde yapın” mealindeki hadis-i şerif bu prensibi hatırlatmaktadır. Bu işlem camilerden alınıp belediye nikâh salonlarına taşınınca, nikâhın “dinî” bir mahiyet taşıyıp taşımadığı akıllara gelmeye başladı.

Nikâh, evlilik bazı şartlar taşıdığından dolayı bu meseleyi bir bütün olarak âlimler ve din görevlileri bilmektedir. Ve öteden beri nikâh akdini âlimler ve imamlar yapmaktadır. Bunun için nikâhın halk dilindeki adı “imam nikâhı” şeklinde söylenir olmuştur.

Aslında bu işlem imamlık, hocalık işi olarak görülmemelidir.  Her Müslümanın ibadetlerini nasıl yapacağını öğrenmek için sarf ettiği cabayı, nikah konusunda araştırma yaparak sorumluluklarını tam anlamı ile yerine getirmesi gerekmektedir.Nikah hazırlıklarına başlanacak ve  şahitlerin huzurunda taraflar birbirlerini karı-koca kabul ederek nikâhlarını kıyacaklardır. Nikâhta mutlaka bir imamın bulunması gerektiğini gösteren bir şart bulunmamaktadır.

Tek resmi nikah kıymak yeterli oluyor mu ? Resmi nikahı olanlar Allah katında evlimi ?

  • Nikâh dinî bir müessesedir ve belli şartları vardır. Aynı şart ve esaslar resmî nikâhı sadece Devlet tarafından görevlendirilmiş olan, belediye memurunun kıyması ile nikâh nikâhtır.Şart ve esaslara dikkat edilmiyor ve kaale bile alınmıyorsa durum değişecektir, nikahın kıyılması gölgelenebilir. Şöyle ki:
  • Resmî nikâhta evlenecek kişiler evlendiklerine dair ifadelerini açıkça belirtiyorlar. Ancak bu ifadelerin kesin bir şekilde bildirilmesi gerekiyor.
  • Bir diğer önemli nokta, şahitlerin Müslüman olması ve iki şahitten birisinin erkek olmasıdır. Laik düzen anlayışında ise bu durumda sadece T.C. vatandaşı yeterli olarak gösteriliyor.
  • Evlenecek taraflar süt kardeşi olmamalıdır. Oysa resmî nikâhta bu husus herhangi bir şekilde araştırılmadığı gibi, nikah memurları tarafından da evlilik sırasında sorulmuyor.
  • Müslüman bir hanım gayr-ı müslim bir erkekle ile hiçbir şekilde evlenemememektedir..  Oysa şuan bile yürürlükte olan mevzuatta bu meseleye dikkat eden yok! Nikah memuru herhangi bir sorguya gerek duymadan nikahı kıyıyor.
  • Bu mahzurlar söz konusu değilse, sadece resmî nikâh yapılarakta helâllik almak mümkün olmaktadır.Nikah iki şahit huzurunda tarafların birbirlerini anlaşarak karı-koca olarak kabul etmeleri olarak bilinir.
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git