Andropoz Yaşlanan Adam Sendromu Nedir ?

Andropoz Yaşlanan Adam Sendromu Nedir ?
8 Haziran 2016 tarihinde eklendi, 392 kez okundu.

Andropoz,daha çok 40 yaş üstü erkeklerde,yaşlanmayla birlikte, kandaki erkeklik hormonu olan testesteronun düşmesi ve buna bağlı olarak şikayetlerin gelişmesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Testesteron,erkeklerde kas gücü,iyi olma hali,karında yağlanma,kilo artışı,cesaret ve entellektüel aktiviteler gibi vücutta bir çok işlevi olan bir hormondur.Eksikliğinde beyin,kaslar,kemikler ve prostat gibi bazı organları etkilemektedir.Testesteronun az olması ,erken yaşlanmanın başlaması demektir.

Kadınlardaki menopoz dönemiyle benzerlik gösteren andropozda da hormonal değişiklikler mevcuttur.Bu dönemde sıcak basmaları,terlemeler,sinirlilik,uykusuzluk,yorgunluk,depresyon,duygusa değişimler,sürekli halsizlik durumları menopozla benzerlik göstermektedir.Andropoz,toplumda her erkekte görülmeyen ve kendiliğinden kaybolması ya da engellenmesi mümkün olmayan bir durumdur.Her erkek , 40 yaşından sonra,10 yılda bir kanındaki testesteron oranının yüzde 10’unu,50 yaşındayken de yüzde 25’ini kaybetmektedir.Erkeklerin % 20 ila 30’unda andopoza rastlanmaktadır.Fakat bazı erkekler,andropoz dönemini sıkıntısız atlatabilmektedirler.

Andropozda belirtiler üç sınıfta gruplandırılabilir bunlar;psikolojik,bedensel ve cinsel belirtilerdir.Andropoza giren erkekte psikolojik olarak;kendini iyi hissetmeme,depresif haller,karamsarlık,huzursuzluk,kaygı,endişe, tükenmiş, dibe vurmuş hissetme,yaşamdan zevk almama,sinirlilik,alınganlık,dikkat dağınıklığı,en iyi zamanlarının çok gerilerde kaldığını düşünme gibi durumlarla kendini gösterir.Bedensel olarak erkekte;aşırı terleme,tüylenmede azalma,ciltte kuruluklar,memelerde büyüme,göbekte yağlanma,kansızlık,uyku problemleri,osteoporoz,halsizlik, yorgunluk,kas ve eklemlerde ağrılar,sırtta ağrı görülebilmektedir.Cinsel yönden;cinsel istekte azalma,sertleşme problemleri,meninin miktarında ve kıvamındaki değişiklikler,sabah ve gece sertliğinde azalmalar görülebilir.

andropoz
Andropoz tanısı,üroloji doktoruna başvurulduktan sonra,uzman doktorun isteyeceği kan tetkikinde,kandaki Testesteron ,FSH,LH ve Prolaktin hormonlarının seviyelerine bakılarak konulmaktadır.Hormon seviyelerindeki düşüklük ve hasta şikayetleri göz önünde bulundurularak andropoz tanısı konulmaktadır.Erkeklerde testesteron seviyesi genelde sabah 7 ile 10 arası en yüksek seviyededir.Bu sebeple bu saatler arasında yapılacak kan testi,daha etkin sonuçlar verecektir.
Testesteron seviyesi,350 ng/dl’den düşükse tedavide,takviye olarak testesteron hormonu,tablet,jel ya da iğne şeklinde verilebilmektedir.Jeller omuz,alt karın ve üst kolda tüysüz bölgeler sürülmeli,sürüldükten sonra hemen giyinmemeli ya da yıkanmamalıdır.İğneler ise kontrollü şekilde yapılmalı,hastanın özgeçmişinde ya da süregelen prostat kanseri olup olmadığı araştırılmalıdır.Bu hastalara testesteron verilmesi uygun değildir.İğneler kontrolsüz yapıldıklarında infertiliteye(kısırlık) de sebebiyet verebilmektedir. Uyku apnesi,kandaki hemotokrit seviyesi 55’in üstünde olanlara ve ileri derecede kalp yetmezliği olanlara testesteron verilmez.

Tedavi sonucunda hasta kendini iyi hissettiğini ifade eder.Kas gücünü kazanır,kemik erimesi durur,cinsel istek yerine gelir,kendine güven hissi gelir,konsantrasyonu artar,uyku bozuklukları düzelir,depresyon,yorgunluk hisleri düzelir,vücuttaki yağlanmalar azalır. Testesteron verilen hastanın,kan tahlilleri ve muayenelerine düzenli bir şekilde gitmesi gerekmektedir

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git